13 Mart 2016 Pazar

Kiraz Çiçekleri Pır Pır Uçuşarak Düşüyor...

 Ikimono Gakari grubunun en sevilen şarkılarından birisinin ilk dizesini verdim başlığa. 
Öyle ki benim en sevdiğim şarkıları diyebilirim. 
Gönül isterdi ki Japonya'da olup, orada ki büyük sakura ağaçlarının resimleri ile donatayım burayı ama şimdilik bu biraz imkansız gibi görünüyor. 
Umarım orada olanlar bu sene de çektikleri resimlerle gözümüzü gönlümüzü doyurur.

Geçen sene senseimin daveti ile gittiğimiz Ertuğrul Fırkateyni Anma Günü'nün üzerinden sanırım 49 hafta gibi bi süre geçti yani neredeyse 1 sene.
O zaman neredeyse sonuna denk gelmiştik bu yüzden bu sene erken gitmeye karar verdim. Bu sene tam vaktinde yetişmişim. 
Tek başıma gitmedim tabii, çiçek-bitki delisi annem, ablam, kardeşim ve yeğenimle birlikte gittik.
Öncelikle yerini söyleyeyim Ataşehir'de ki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'nde.
Sakura ağaçlarının olduğu adacığın adı Ertuğrul.
Ağaçlar dikilmesi için botanik bahçesine hediye edilmiş ve her sakura şehitleri temsilen dikilmiş.
Şehrin kalabalığı, gürültüsü içinde ve üstelik E-5 in kenarında kimin aklına gelirdi böyle güzel bi yer olabileceği?
Ama oldukça güzel ve amaçları olan, huzur dolu bi bahçe.
Dış çekim için gelenler olduğu gibi, endemik bitkileri incelemeleri için okullar da burayı tercih ediyorlar.
Konumuz sakura olduğu için daha fazla dağıtmayacağım.
Ertuğrul adacığına giderken kardeşim arkadan video çekmiş ve cırlama seslerim yankılanmış. Tabii bunu kimselere yaymıyoruz :D 
Adacığa adım atar atmaz sağ çaprazınızda pembe bir esinti karşılıyor sizi.
Öyle ya sakura bu ister istemez gönlünüz kayıyor o tarafa doğru zaten.
Benim heyecanım tamam anlaşılır belki ama annemin gözlerinde beliren o ışıltıya da hayran oldum sanırım bu sene. 
Hanami yapmak isterdim ama mesire alanı dışında diğer adacıklar da yeme-içme konusunda duyarlı davranmamız gerekiyor. Böyle güzel bi yeri kendi zevkimiz için bozmamız ve kirletmemiz hiç doğru olmaz.
** Hanami'yi kısaca özetlersek, sakura ağaçlarının altında yapılan piknik. En bol içmelisinden**
Bu alana girince yapmanızı tavsiye edeceğim şey; Sakuralara doğru yürüyün, adımlarınızı sağlam basıp gözlerinizi kapatın ve yanında bu şarkıyı da açıp dinlerseniz tadından yenmez bi durum <3
Japonya'da olma hissini almanız çok zor tabii de, yine de içinizde tarif edilemez bi huzur ve sevgi doluyor -yani en azından bana öyle oluyor-.
Bol bol fotoğraf çektik normal olarak.
Yazının buradan sonrasını resimlere ayırıyorum.
Okuduğunuz için teşekkür ederim <3

























Bir sonraki yazı da görüşmek üzere...
Mata ne ~~







2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. İstanbul'a geldiğin zaman gitmek istersen eşlik edebilirim ^-^'

      Sil